Josh Hartnett etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Josh Hartnett etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ocak 14

The Virgin Suicides (1999)

Her biri ergenlik çağında 5 kız çocuğu. Silik karakterli, kendisini derslerine fazla kaptırmış öğretmen bir baba ve aşırı dinci, katı kurallı bir anne. Jeffrey Eugenides'in aynı adı taşıyan romanından beyazperdeye uyarlanan The Virgin Suicides, bu ailenin yaşadığı bir dramı, Amerikan toplumundaki aile hayatını inceden iğneleyerek konu alıyor.

5 kız çocuklu Lisbon ailesinde herşey, en küçük kızları Cecilia'nın intihar girişimiyle başlıyor. Bu girişimde başarısız olan Cecilia, aslında ileride bizi neler beklediğine dair ufak ipuçları veriyor. Ve süre ilerledikçe kaçınılmaz son yavaş yavaş yaklaşıyor.

Ailenin başına gelen olaylar onları yaşantılarında değişikliğe gitmeye ve birtakım kuralları yumuşatmaya zorlasa da özellikle annelerinin değişmeyen zihniyeti herşeyi daha da kötüleştiriyor. Bize hikayenin sonunu, en başında veren film, daha sonra ortasında neler olup bittiğini anlatmaya koyuluyor.

Filmin hikayeyi seyirciye mahallenin çocuklarının gözünden sunması, ailenin hayatına asla tam olarak girmemize izin vermeyerek bizlere eksik parçaları özgürce yorumlama lüksünü veriyor. Bu talihsiz olaylar silsilesindeki boşluklar birer bulmacaya dönüşüyor ve ipuçları film boyunca her köşeye azar azar serpiştiriliyor. Film böylece izleyicileri sürekli merakta tutuyor ve sıkmadan kendini izlettirebiliyor.

Ancak filmi -olduğundan- daha iyi olabilmekten alıkoyan eksikler var elbette. Herşeyden önce, film tam olarak ne yaşatmak istediğini bilmeden ilerliyor. Dramatik olayları romantizm havasında ya da trajik olayları eğlenceli veya komik bir şekilde sunuyor zaman zaman. Seyirciye tam olarak ne hissettireceği konusunda sağlam bir duruş sergilemiyor. Bunun yanında, senaryonun işleyişi bazı zamanlarda amaca yönelik bir hale bürünüyor ve bu da arada geçen olayları daha yapmacık ve bayağı kılıyor. Film bu eksiğiyle bir nebze de olsa gerçekçiliğini yitiriyor.

Herşeye rağmen The Virgin Suicides, artıları için izlenebilecek bir film. Mahallenin 4 çocuğu gibi sizin de kafanızı uzun süre kurcalayacak sorular ve şıklarla önünüze cevabını -en azından yaşayan- kimsenin bilmediği bir bulmaca koyuyor.

Film için Sinema Vesaire notu: B-

Cumartesi, Temmuz 25

Haftasonu Tavsiyesi #6: Wicker Park

Romantik filmler, film türleri arasında, izleyici kitlesi en garanti olanların başında gelir herhalde. Senaryo ya da oyunculuklar standartın altında dahi olsa, birbirine kavuşamayan bir oğlanımız ve bir kızımız olsun, yeter bu romantik film türünü seven izleyicilerin çoğuna. Tabii ki bu tercih meselesi, kimileri çok hassastır ve kolay etkilenir, kimileri içinse gerçekten sıradışı bir hikaye lazımdır etki altında kalabilmek için.

Bu hafta tavsiye edeceğim filmde, yukarıda bahsettiğim iki izleyici türünü de tatmin edecek kadar iyi bir hikaye var. Daha da önemlisi, tek bir hikaye yok, ana hikayenin yanında filmi besleyici nitelikte bir kaç hikaye daha var. Bu hikayeler iç içe geçince, ortaya çıkan film birden fazla karakterin dramı ve karakterler arasındaki romantizmi kullanarak etkileyici ve sürükleyici bir yapıta dönüşüyor.

Wicker Park, türkçe adıyla 'Hep Seni Aradım', New York'ta çalışan ve yakında evlenme teklif etmeyi düşündüğü sevgilisiyle mutlu bir hayat süren Matthew'ın(Josh Hartnett) hikayesiyle başlar. Matthew bir restoranda iş görüşmesi esnasında telefon etmek için masadan ayrılır. Telefon kulübesine gider, ancak içeride bir bayan vardır. Bayan konuşmasını bitirene kadar kulübenin yanındaki lavaboda beklemeye karar veren Matthew'in, telefondaki muhatabında karşı hiddetle konuşmaya devam eden bayan ilgisini çeker.

Havalandırmadan kulübenin içine bakar ve bayanın parfümünün kokusunu alır. Bayanın yüzünü göremez ama bir şeyler tanıdık gelmiştir. Bayan kulübeden çıkıp hızla restoranın çıkışına giderken Matthew yetişmek istese de, yakalayamaz. Kulübeye geri döner ve bayanın unuttuğu gazetenin arasında bir adres bulur.

2 yıl önce birden ortadan kaybolan hayatının aşkı Lisa'yı bulmak için elinde bir adres vardır artık.

Film, Matthew'ın bir adresten yola çıkarak Lisa'yı(Diane Kruger) aramasını konu alırken, zaman zaman yaptığı geri dönüşlerle(flashback) Lisa'nın ve Matthew'nin aşkını anlatıyor seyirciye. Ve onları birbirinden ayıran her şeyi.

Elindeki hikayeyi izleyiciye parça parça vererek sindirmesini sağlayan anlatım tarzıyla izleyeni her daim merakta bırakan film, son dakikasına kadar sabırlı bir şekilde sürprizlerini yavaş yavaş harcayarak sürekliliğini de korumasını biliyor.

Ve çoğu romantik filmde olduğu gibi bu film de genel itibariyle 'tesadüf'ler üzerinden ilerlerken, bu tesadüfler silsilesini başarılı bir şekilde kullanarak hikayeyi daha etkileyici ve eşsiz bir biçime sokuyor.

Filmin Fragmanı: