Cumartesi, Temmuz 25

Haftasonu Tavsiyesi #6: Wicker Park

Romantik filmler, film türleri arasında, izleyici kitlesi en garanti olanların başında gelir herhalde. Senaryo ya da oyunculuklar standartın altında dahi olsa, birbirine kavuşamayan bir oğlanımız ve bir kızımız olsun, yeter bu romantik film türünü seven izleyicilerin çoğuna. Tabii ki bu tercih meselesi, kimileri çok hassastır ve kolay etkilenir, kimileri içinse gerçekten sıradışı bir hikaye lazımdır etki altında kalabilmek için.

Bu hafta tavsiye edeceğim filmde, yukarıda bahsettiğim iki izleyici türünü de tatmin edecek kadar iyi bir hikaye var. Daha da önemlisi, tek bir hikaye yok, ana hikayenin yanında filmi besleyici nitelikte bir kaç hikaye daha var. Bu hikayeler iç içe geçince, ortaya çıkan film birden fazla karakterin dramı ve karakterler arasındaki romantizmi kullanarak etkileyici ve sürükleyici bir yapıta dönüşüyor.

Wicker Park, türkçe adıyla 'Hep Seni Aradım', New York'ta çalışan ve yakında evlenme teklif etmeyi düşündüğü sevgilisiyle mutlu bir hayat süren Matthew'ın(Josh Hartnett) hikayesiyle başlar. Matthew bir restoranda iş görüşmesi esnasında telefon etmek için masadan ayrılır. Telefon kulübesine gider, ancak içeride bir bayan vardır. Bayan konuşmasını bitirene kadar kulübenin yanındaki lavaboda beklemeye karar veren Matthew'in, telefondaki muhatabında karşı hiddetle konuşmaya devam eden bayan ilgisini çeker.

Havalandırmadan kulübenin içine bakar ve bayanın parfümünün kokusunu alır. Bayanın yüzünü göremez ama bir şeyler tanıdık gelmiştir. Bayan kulübeden çıkıp hızla restoranın çıkışına giderken Matthew yetişmek istese de, yakalayamaz. Kulübeye geri döner ve bayanın unuttuğu gazetenin arasında bir adres bulur.

2 yıl önce birden ortadan kaybolan hayatının aşkı Lisa'yı bulmak için elinde bir adres vardır artık.

Film, Matthew'ın bir adresten yola çıkarak Lisa'yı(Diane Kruger) aramasını konu alırken, zaman zaman yaptığı geri dönüşlerle(flashback) Lisa'nın ve Matthew'nin aşkını anlatıyor seyirciye. Ve onları birbirinden ayıran her şeyi.

Elindeki hikayeyi izleyiciye parça parça vererek sindirmesini sağlayan anlatım tarzıyla izleyeni her daim merakta bırakan film, son dakikasına kadar sabırlı bir şekilde sürprizlerini yavaş yavaş harcayarak sürekliliğini de korumasını biliyor.

Ve çoğu romantik filmde olduğu gibi bu film de genel itibariyle 'tesadüf'ler üzerinden ilerlerken, bu tesadüfler silsilesini başarılı bir şekilde kullanarak hikayeyi daha etkileyici ve eşsiz bir biçime sokuyor.

Filmin Fragmanı:

7 Yorum - Yorum Yaz:

alessio cerci dedi ki...

burada görüp izledim.harika bir film.uzun zamandır bir filmden bu kadar etkilenmemiştim.

Number 7 dedi ki...

Beğenmeniz beni çok mutlu etti. Haftasonu tavsiyelerimde özellikle bu tür geniş kitlelerin beğenebileceği filmleri seçmeye özen gösteriyorum. Takipte kalın :)

ihsan dedi ki...

filmin sonuna kadar cep telefonunu ne zaman icat edecekler diye bekledim hep :(

Adsız dedi ki...

bak bu film de Monica Bellucci ve Vincent Cassel in oynadığı L'Appartement'in hollywood versiyonu. wicker park'ı izlemedim ama izlememiş olanlara tavsiyem L'appartement'ı izlemeniz.

Number 7 dedi ki...

Bunu bilmiyordum işte, zaten doğal olarak orjinal filmin puanı daha yüksek, Vanilla Sky'ın da, Wicker Park'ın da puanlarının 7'yi bile geçememesinin sebebi Hollywood uyarlaması olmaları.

Can dedi ki...

Wicker Park L'appartement a göre çok daha iyi işlenmiş ve sunumu çok daha iyi bana göre. Hafta sonu için uygun teklif olmuş; kışa denk getirmekte daha büyük fayda var...

Number 7 dedi ki...

Evet atmosferi, parktaki o manzaralar falan gerçekten insanı rahatça içine alabilir bu mevsimde. Fazla can yakmayacak filmler seçiyorum haftasonu tavsiyelerinde. Neticede insan kafa dinlemek ister :)